• E-DERGİ
  • HAKKIMIZDA
  • KÜNYE
  • KANAL DENTAL
  • SİTENE EKLE
  • RSS
  • ARŞİV
  • İLETİŞİM
  • YENİ ÜYELİK
  • ÜYE GİRİŞİ
BÖLÜM: - 
Müsteşar Yardımcısı Ulvi Saran ‘Amerikan kökenli standartları mot-a-mot Türkiye’ye transfer etme düşüncesinde değiliz..’

Müsteşar Yardımcısı Ulvi Saran ‘Amerikan kökenli standartları mot-a-mot Türkiye’ye transfer etme düşüncesinde değiliz..’

Tıp ve diş hekimliği alanında sağlıkta kalite ve akretidasyon konulu panelde moderatörlük yapan Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr.Ulvi Saran yönlendirme komitesi oluşturduklarını bu komitenin bundan sonra Ankara’da çalışacağını söyledi.

Geçtiğimiz Ekim ayının ilk iki günü Konya’da yapılan panelde kısa adı ADSM olan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri Toplantısı sonrasında Dentha Haber Ajansı’nın Dr.Ulvi Saran ile yaptığı röportajın tam metni:
DENTHA: Türkiye bugün hastaneler ve sağlık açısından kalitenin neresinde?
Dr. Saran: Toplam kalite yönetimi hizmet kalitesinin iyileştirilmesi gibi kavramlar geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinde yani son 25 yılında 21. yüzyıla girdiğimiz bu dönemde dikkat çeken kavramlar olarak önümüze çıkıyor. Bu kavramlar geçtiğimiz yüzyılın yönetim anlayışındaki temel bir değişimi işaret ediyor. Bildiğiniz gibi klasik yönetim anlayışı çerçevesinde daha çok üretime odaklanan üretime özellikle nicelik itibariyle arttırmaya yönelik bir anlayış hakimdi. Oysa girdiğimiz yüzyılın içerisinde insan odaklı, insanların piyasada mal ve hizmet söz konusu olduğunda müşterilerin beklentilerine uygun üretimde bulunma felsefesi geçtiğimiz yüzyılın yönetim anlayışının yerini almıştır. Bu çerçevede kamu hizmetleri alanında da vatandaşların beklentilerine uyan onların anlayışlarına cevap verebilecek hizmet üretimi anlayışı yaygınlaşmaya başlamıştır. Kalite olgusunu sağlık alanında ele alırken öncelikle kamu yönetimi alanındaki bu paradigma değişimine işaret etmek gerekir diye düşünüyorum. Bu çerçevede bütün dünyada kalite anlayışının vatandaşların beklentilerine uygun özellikle vatandaşlara sürekli daha nitelikli mal ve hizmet üretimini arzulamaları çerçevesinde giderek daha iyiye yönelen bir üretim anlayışına hakim olduğunu görüyoruz. Sağlık hizmetleri alanının diğer mal ve üretim hizmet alanlarından farklı olan yönleri insan hayatına hitap etmesi sağlık alanında arz ve talep yüzünden ortada bulunan sıkıntılar nedeniyle kaliteli hizmet üretme ihtiyacı kendisini çok daha fazla hissettirmektedir. Burada müşterilerin beklentileri vatandaşların beklentileri hassasiyetleri öne çıkmaktadır. Tabi burada özel piyasada olduğu gibi bir müşteri kavramı karşılığını tam olarak bulmuyor çünkü vatandaşlar hem kendilerine devlet tarafından sunulan ya da diğer kesim tarafından sunulan hizmetlerin alıcıları durumundadırlar. Dolayısıyla kendilerini müşteri değil yurttaş olarak tanımlıyoruz. Bu açıdan kalite olgusunun sağlık alanına uyarlanması dünyada diğer alanlara göre nispeten yeni bir girişim alanı. Bu çerçevede sürekli gelişen bir takım faaliyetler görüyoruz. Dünyada çeşitli sistemler var. Sağlık alanında hizmet kalitesini arttırmaya yönelik Avrupa’da ABD’ de diğer bir takım batılı ülkelerde kalkınmakta olan ülkelerde yer yer belirli bir takım değişimler var. Bütün bu girişimler kalite güvence sistemlerinin sağlığa spesifik, sağlığa has bir takım yapılar kazanmasını gerektiriyor. Bu açıdan son zamanlarda oldukça dikkat çeken bir girişim alanı ve kendisini belirli sonuçlarla ortaya çıkarmış olan bir uygulama alanı ABD’deki JSI standartları olarak dikkat çekiyor. Bu standartların sağlık hizmetleri alanında başarılı bir şekilde uyarlandığı ülkeler var.Biz Türkiye olarak Amerikan kökenli bu standartlar dizisinde bunlarla ilgili uygulama modelini mot-a-mot Türkiye’ye transfer etme düşüncesinde değiliz onlardan geniş ölçüde faydalanacağız elbette. Diğer AB’ne bağlı ülkelerde ve dünyanın her yerinde sağlık alanında hizmet kalitesini arttırmaya yönelik hangi model geliştirilmişse hangi çabalar sağlanmışsa bunların sonuçlarını tartışıyoruz aynı zamanda ülkemizin sağlığa spesifik özelliklerini sağlığa yönelik özelliklerini de dikkate alıyoruz. Kendi ihtiyaçlarımızı önceleyerek kalite güvence sistemi veya bu sisteme uygun bir akreditasyon yapılanması gerçekleştirme çabası içerisindeyiz. Yakın bir gelecekte bu çerçevede çalışmalarımız ürünlerini verecektir. Ulusal Sağlık Akreditasyon Sistemi’ni oluşturma çabalarımızson zamanda dikkati çekmektedir. Ulusal Akreditasyon Sistemi kalite standartlarının sağlık alanında sağlık organizasyonlarımızda hem süreçler itibariyle hem de fonksiyonlar itibariyle hayata geçirilmesini sağlama amacını taşımaktadır. Bütün bunları yaparken Sağlık Bakanlığı lokomotif bir unsur olarak bütün bu çalışmalarda yer alıyor. Ancak tek başına tepeden inme ve merkeziyetçi bir anlayışla bunu gerçekleştirme düşüncesini taşımıyoruz. Bütün sektörü, sağlık sektörünü sektör içerisinde yer alan paylaşılan itibariyle sistemin içine çekme çabasındayız ve bunu gerçekleştiriyoruz. Ulusal Sağlık Akreditasyon Sisteminin oluşumunda sağlık alanında hizmet sunan kuruluşları temsilen çeşitli dernekler, vakıflar, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları yer almaktadır. Mesleki örgütler, odalar katkı sağlamaktadırlar. Bu sürece aynı zamanda oluşturulacak olan sağlık akreditasyon yani kurumunun içerisinde de temsil edileceklerdir. Yani o organizasyon içerisinde de yer alacaklar.
DENTHA: Bazı sivil toplum örgütleri ile endüstrinin bazı odakları bakanlığınızın bazı çalışmalarını tasvip etmiyorlar.Bu sizce bir geçiş sürecimidir?..
Dr.Saran: Günümüzde içinde yaşadığımız dönem toplumun karşı karşıya kaldığı sorunların tek odaktan değil çeşitli katılımların ve bakış açılarının paylaşılacağı çok yönlü bir iletişim ve katılım ortamı içerisinde çözülmesini gerektiriyor. Biz buna yönetişim diyoruz. Yani yönetişim gündelik problemlerin özellikle toplumu ilgilendiren boyutları söz konusu olduğunda bunların sadece kamu otoritesini tek başına değil konuyla ilgili tarafların da katılımıyla ki buna biz aralıklı olarak temsil düzeyinde sivil toplum örgütleri diyoruz ya da çeşitli teşekküller, kurumlar, organizasyonlar olarak çeşitlendirebiliriz. Bunların katılımıyla yönetimin ve yönetime ilişkin sorumlulukların paylaşılması mantığıyla çözülmesi anlamında nitelendiriyoruz. Bu açıdan bakıldığında önemli olan özellikle diyalog ortamının oluşturulmasıdır. Elbetteki kamu otoritesinin o otoriteyi temsil eden kurumların Sağlık Bakanlığının yaptığı uygulamalarda bu uygulamaların toplumu çeşitli yönleriyle ilgili sonuçlarını bir anda bütünüyle görmek mümkün olamayabilir. Bu noktada söz konusu toplum kesimlerini temsil eden kuruluşların temsilcilerinin onların görüşlerini ifade sözcüklerinin görüşleri bizim için önem taşımaktadır. Burada eleştirilerde elbette olacaktır. Eleştirilerden olumlu sonuçlar çıkartmak gerekir. Amacımız en iyi en doğruyu uygulamak olduğuna göre önemli olan bu çok seslilik ortamında ortaya çıkan görüşleri tüm yönleriyle değerlendirmek halkımız için en yararlı sonucu çıkarmaktır.
DENTHA: Kamuda bir diş hekimi günde 70 dolgu yapıyor diye bir iddia var.Gerçekten kamu hastanelerinde günde 70 dolgu yapılıyormu?
Dr.Saran: Bu noktada bir şey söylemek durumunda değilim. Çünkü bu bir teknik ayrıntı. Yani 70 dolgu yapılmıştır. Belki daha fazladır daha azdır. Bu yorumu yapmam doğru olmaz bu bir, ikincisi bu doğrudan bu konunun temsilcisi bu hizmetle ilgili öğleden sonraki oturumda sözünü etmiş olduğum yetkilinin değerlendirmesi belki daha doğru olacaktır. Çünkü bu genel çerçeveyle bir değerlendirme yaptım.
DENTHA: Türkiye de turizme hizmet eden göz hastanesi, diş hastanesi gibi hastaneler var.Bu konuda yani sağlık turizmi konusunda bakanlık olarak neler düşünüyorsunuz…
Dr:Saran: Sağlık turizmi bir defa niteliği itibariyle tek bir alanı ilgilendirmeyen farklı hizmet alanlarıyla ilgili bir yelpazeyi ilgilendiren bir alandır. Bu çerçevede 21. yüzyılın ekonomisinde gelişen boyutlar itibariyle öne çıkmış bir alternatif turizmin ötesinde çok farklı hizmet alanlarında farklı üretim kompozisyonlarını da bünyesinde barındıran bir hizmet alanı olarak dikkat çekmektedir. Ülkemizde de özellikle makul seviyelerde olan fiyat düzeyi, yüksek oranlı yüksek miktarda hacimlerle ya da debilerle ifade edebileceğimiz sıcak su kaynakları, kaplıca kaynakları dikkate alındığında ülkemiz bu çerçevede öne çıkan avantajlı bir konuma sahiptir. Tabi konunun iki farklı boyutu var. Sağlık turizmi hem sağlık hem de turizm gibi iki hassas hizmet alanıyla ilgili bir konu olması nedeniyle iki hizmet alanının kesişim noktasında bulunmaktadır. Dolayısıyla her iki sektörün çok iyi bir düzeye gelmesini gerektirir. Sağlık alanında yürütmekte olduğumuz politikaların, uygulamaların, bakanlık olarak yaptığımız çalışmaların gelişimi izlendikçe elde edilen sonuçların sağlık turizmi alanında sağlık boyutunun çok daha verimli çok daha iyi bir fonksiyon göreceğini düşünmekteyim. Tabi konunun bir de turizm boyutu var. Son zamanlarda bu konu etraflıca ele alınıyor her iki boyut itibariyle. Mesela dün Antalya’da sağlık turizmiyle ilgili bir zirve yapıldı. Bu konuyla ilgili çalışmanın sonuçlarını oradan kongreyi düzenleyen organizasyondan almanızı öneriyorum. Ancak sağlık turizmi Türkiye’de hem potansiyel bir hizmet alanı bir istihdam alanı ülkenin ekonomik sıkıntılarına çözüm bulmada ciddi katkısı olan bir gelir kaynağıdır, hem de ülkemizin kalkınma yarışında dünya ülkeleri arasında daha iyi bir konuşma gelmesi için önemli ve etkili bir araç olarak dikkati çekmektedir.
DENTHA: Sizden son olarak 20.000 dişhekimine bir mesaj alalım.Türkiye’de turizme hizmet eden diş hastaneleri sizce çoğalmalı mı?
Dr. Saran: Elbette.Türkiye’de muhakkak sağlık hizmeti sunan personel mevcudunun, sağlık hizmeti sunan kişilerin sayısı ile hizmet talebi arasında kurulması gereken rasyonel değerlendirmelere, objektif hesaplara dayalı bir mantık çerçevesinde dişhekimlerinin sayısı ne kadar olması gerekiyorsa o kadar olmalıdır. Tesislerde aynı mantık içerisinde değerlendirilmeli. Mutlaka amacımız Türkiye’de vatandaşımıza en iyi şekilde en yüksek nitelikte hizmet sunmak olmalıdır.’Dentha Haber Ajansı / Konya Ekim 2005


Dentha Haber Ajansı / 2005-10-02



Editör Dental Gazete    Tarih 17 Temmuz 2014, 21:50

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Dental Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Röportaj HABERLERİ
HAFTANIN HABERLERİ
TIP  BAYRAMINDA % 25 İNDİRİM Sektör 2017’ye güçlü giriyor, hedef 1 milyar dolar: DİŞSİAD ile TDB arasında Prof.Dr. Mutlu Özcan’ın başarıları kendisine TÜBA adaylığı getirdi
 
E-POSTA LİSTESİ
 
      DİŞ HEKİMLİĞİNDE TÜRKİYE'NİN SESİ

www.dentalgazete.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Dental Gazete adına Dentha San. Tic. Ltd. Şti’ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Cennet Mah. Hürriyet Cad. Huzur Apt. No: 7 Kat: 1 D: 2 P.K.: 34290 Küçükçekmece/İstanbul
Tel : 0212 424 43 43
Faks : 0212 425 71 84