• E-DERGİ
  • HAKKIMIZDA
  • KÜNYE
  • KANAL DENTAL
  • SİTENE EKLE
  • RSS
  • ARŞİV
  • İLETİŞİM
  • YENİ ÜYELİK
  • ÜYE GİRİŞİ
BÖLÜM: - 
TOPLANTILARDA AYNI SORUNDA İKİ FARKLI GÖRÜŞ VAR

TOPLANTILARDA AYNI SORUNDA İKİ FARKLI GÖRÜŞ VAR

İstanbul da geçtiğimiz hafta içinde hekimleri, dişhekimlerini; üretici, ithalatçı ve teknik servis sağlayıcılığı mesleğini icra edenleri ilgilendiren ve bugünlerde mecliste bekletilen tıbbi cihazlara ait yasa taslağı tartışıldı.

İstanbul Ticaret  Odası’nın   meclis salonlarında  yapılan  57 ve 58.ci  meslek komitelerinin  katıldığı  üyeleri  ilgilendiren konular  daha çok  icra   etme yetkisi- dağıtıcı – satış sonrası hizmet – yetki belgesi – sarf malzemede mesul müdür yada  teknik  konuda mesul müdür gibi kavramları  açığa çıkardı.
Meslek komitesinin toplantısında  ayrıca ilgili sivil toplum kuruluşu dernekleri  ve federasyon yetkilileri  birer  konuşma yaptı.Sağlık  camiasına  hizmet edenlerin  oluşturduğu STK  larının  ortak kanısı ise Sağlık Bakanlığının  kendilerine  daha etkin yetkiler vermesi.
Ancak  aynı günün  akşamı   Sağlık Bakanlığı   Müsteşar  Yardımcısı Prof.Dr.Sabahattin AYDIN  Hayat vakfının düzenlediği bir toplantıda katılımcı hekim ve STK yöneticilerine “Bakanlığımızın sivil toplum kuruluşları ile ilgili kuracak kadrosu yok” demesi  ise  şaşkınlığa  neden oldu.
Oysa hazırlanan kanun taslağının mesleki yeterlilik şartlarını kapsayan 4, maddesine  göre sivil toplum kuruluşlarına büyük görev düşmekte.
Kürşat Özgünün Başkanlık ettiği  İTO 57-58. meslek komiteleri zümre toplantısı sine vizyon sunumunun ardından başladı.Kısa adı MASSİAD olan  Marmara  Sağlık Sektörü İş Adamları Derneği  Genel Sekreteri  Uğur Mumay   mesleki örgütlenmeyi ele alan konuşmasında  Sağlık Sektöründe örgütlenmenin 90’lı yıllara dayandığını örgütlenmenin mesleki boyutunun istenen noktada olmasa dahi son dört yılda sevindirici seviyelere çıktığını belirterek;  TÜMDEF’e  üye Çukurova Medikalciler Derneği;  Ege Medikalciler  Derneği; Doğu Anadolu Medikalciler Derneği;  İç Anadolu Tıbbi  Malzemeciler Derneği; Karadeniz Sağlık Sektörü Derneği gibi Aktif ve katılımcı  derneklerle  gittikçe büyüyen 17 üyesi  olan   bugün yola devam eden bir STK olduklarını anlattı. Daha sonra söz alan TÜMDEF Başkanı Mehmet Ali Özkan Sağlık Bakanlığının hazırladığı  kanun taslağı içeriği hakkında konuşarak kanun taslağının bu hali ile geçmesinin zor olduğunu belirtti.

Özkan kanun  taslağına  ait şunları söyledi.
“3. Bölümde Aktif Tıbbi Cihaz üretimi yapan yerlerde mesul müdürün satılan ürünlerden sorumlu kişi olacağı ; 4.Bölümde ise kayıt ve denetimden bahsedildiği malumunuzdur.Bu maddenin özü tıbbi cihaz ve dağıtımında vs. de Sivil Toplum Kuruluşlarına kayıt zorunluluğu getiriyor. Bizde il sağlık müdürlükleri ile sivil toplum kuruluşu olarak birlikte denetim yapmak istiyoruz. İş yerlerindeki  teftiş defteri artık çok önemli. Cezai hükümler ağır.30.000 YTL para cezası var.I. defa 6 ay kapatılan iş yeri sahipleri  5 yıl geçmeden başka bir işletme ortağı olamıyor. Bizler STK olarak üyemizi üyelikten çıkaracağız yada durumuna göre askıya alacağız ama maalesef   21.7.1953  tarihli kanunun amme alacaklarına göre ceza tahsil olmuyor” dedi.
Oturumun ikinci bölümünde 57. meslek komitesinin bundan önceki dönem üyesi olan  Metin Gürsan kürsüye gelerek söz aldı. Gürsan Konuşmasını şöyle sürdürdü.
“Ben Dişhekimiyim. İthalatçıyım,İmalatçıyım.Dişhekimliğine  yayın yapan bir kurumun başındayım. Yani yelpazenin tüm kollarındayız. Elimiz taşın altında tabir yerinde ise.. Öncelikle sayın Başkan (Kürşat Bey’den) bize ait olan bu meslek komitesinin ismindeki 57.grubu anlatan “DİŞCİLİK” tabirinin değiştirilmesini bunun için gereğini rica ediyorum. Dişçilik kelimesi  bizi  rahatsız ediyor.Bunu geçen dönem de gündeme getirmiştim. Kayıtlarda var. Ama ele alınmadı.Bu dönem önemle üzerinde duruyorum. İTO meclisi başka bir isim uygun görebilir.Mesela DİŞ SEKTÖRÜ   diyebilir.Yada ne  uygun  ise onunla değiştirilsin ama dişçilik olmasın” dedi.
Gürsan konuşmasının diğer kısmında sağlık turizmi için İTO ‘nun neler yapması gerektiğini , zümre toplantılarında  geniş katılımın olmadığının bir sebebinin  duyuruların çok geç geldiğini halbuki cep telefonlarına mesaj çekilebileceğini;  bu dönem 57. meslek komitesinde ve mecliste diş sektöründen bir kişinin dahi olmamasının  büyük eksiklere yol açtığını vurguladı.
Bu konuşmanın ardından söz alarak  köşeye gelen 57. grup meslek komitesi Başkanı Kazım Eryapar kendilerinin de komitede diş ile alakalı bir kişinin olmamasından büyük üzüntü duyduklarını söyleyerek “Doktor Metin Gürsan bey bize göreve başladığımız ilk zaman bir yazı gönderdi.Hem tebrik etti. Hem de her konuda yardımcı olabileceğini söyledi. Biz araştırdık bu mevzuat açısından müsait değil ancak biz her konuda kendilerine açığız. Her türlü yapıcı öneriye hazırız” dedi.
Daha sonra komite üyelerinden Hayat Şırınga A.Ş uzakdoğu malları ile rekabet edemez hale geldiklerini; gözetim zorunluluğu olduğunu; örneğin 45$ lık bir üründe 45$ ın pek bir şey ifade etmediğini halbuki aynı malı kendilerinin 50 dolara  satış sonucu ancak ayakta kalabileceklerini söyledi.
Diagnostik ürün ithalatçılarının ihalelerdeki yolsuzluklarla alakalı olarak kamu ihale kurumuna ulaşamamasına cevap veren başkan Kürşat Özgün ‘KİK  rantabl değildir.Doğrudur. Bu bizce de  malümdür.Muamel bedel konusunda ise  maalesef   İTO nun hiçbir etkisi olmuyor. Meslek komiteleri  ise  olup bitenden sonraki ihtilaflarda ancak devreye girebilir. Hepsi bu”dedi.
Üretici firma adına konuşan Merve   Medikal yetkilisi ise Türkiye’de kep; bone, maske üretiminin merdiven altında yapıldığı devletin bu konuda kendilerine yardımcı olmadığını sorunlar konusunda  ‘Ankara’daki bürokrasiyi para ile alakalı kişilerle aştıklarını’ İTO nun bu konuda kendilerine yardımcı olmalarını talep etti.
Bakan Kürşat Özgün ise kürsüden konuşmacıya “Bugün Başbakan da sizin bahsettiğiniz bürokrasinin önünü kesemedi” diyerek katıldı.
Çin malları konusunda oldukça tartışmalı geçen İTO 57-58 meslek komitesi zirvesinde salondan dinleyiciler ile kürsü arasında söz düellosu yaşanırken İstanbul Ticaret Odasının Çin’den mal getireni de o mala karşı yerli üretimle ayakta durmayı başaranı da aynı kefeye koyduğu iddia edildi.
Yaşanan karşılıklı atışma esnasında tekerlekli sandalye üreticisi firmanın 9 yıldır  üretim yaptığı;  CE belgelerinin olduğu;  ancak hala TSE nin siyasi çekişmeden dolayı kendilerine belge vermediği;  halbuki  FAS’ a 15,000 civarında sipariş aldıklarını ve tek arzularının mallarının üzerinde Türk Malı yazmasını istediklerini;  üretimde %18’le KDV li hammadde almalarına rağmen %8 ile tekerlekli sandalye sattıklarını İTO’ dan bu   sorunlara çözüm bulmalarını istedi.
Türkiye’de CE’ li bir mal üretip satıldığında sağlık bakanlığının  o mal hakkında  hiçbir  yaptırımının kalmadığını belirten konuşmacılar 8 nolu taslak kanunun bu yüzden hiçbir hükmünün olamayacağını  söyleyecek asıl yapılması gerekli olanın 2008 de Basel  KRİTERLERİ  ile banka yaptırımlarında  zorluk yaşayacak olan küçük firmaların birleşmesi olduğunun  altı çizilerek 3-4 kuşaktır   aynı malı ithal edenlerin bugün artık o malı  Türkiye’de  yapmaları gerektiği vurgulandı.

İTO  TOPLANTISINDA  GÜMRÜĞE LABORATUAR İSTENDİ

57- ve 58- meslek  komitelerinin buluştuğu tıbbi alet ve diş endüstrisi ürünleri ithalatçılarının yeni yasa taslağının tartışıldığı 24 Nisan 2007 Zümre toplantısı meclis salonunu doldurmasada oldukça etkin geçti.
Kendisine yöneltilen sorunlara cevap vermek üzere tekrar meclis kürsüsüne gelen federasyon başkanı Mehmet Ali Özkan ‘Gerçek üretici iyi saptanmalıdır’ dedi.
“Bana kimse yurtdışından  getirdiği ürünü paketleyerek ben de üreticiyim demesin….Medikal sektör dipsiz bir kuyu.. Şartnamelerimiz doğru yapılmalı  gümrükte içinde tarifesi olan her ürün içeri giriyor.Gümrükte laboratuar kontrolü olmalı sonra o mal içeri girmeli”dedi.

VAKIF  TOPLANTISINDA  MÜSTEŞAR  YARDIMCISI  60 LI  YILLARIN KANUNU  SAVUNDU..
Yaklaşık iki buçuk saat süren zümrenin aynı akşamı Sağlık Bakanlığı Müsteşar  Yardımcısı  Prof. Dr. Sabahattin Aydın  Hayat Vakfı adına düzenlenen  toplantıda üniversite  hastanesi  çalışanları; başhekim ve idarecilerden oluşan doktorlara – diş hekimlerine ve sivil toplum ilgililerine bir brifing verdi.
Sunumuna sağlık bakanlığının tarihsel sürecini anlatarak başlayan Prof.Dr.Aydın;  1946 da SSK’ nın Kuruluşunu 1947 de Behçet Uz’un  Sağlık Bakanlığı dönemi Refik Saydam’ın dikey uygulama modeli aksine yatay örgütlenme modelini Adem-i merkeziyetçi anlayıştan merkeziyetçi anlayışa dönüşümün  süreçlerini anlatarak şunları söyledi:
“Merkezi otorite ile uzmanlaşmanın arttığı bu planda plan  tam uygulanamasa bile günümüze kadar etkileri geldi. Halk sağlıkçıları 1950 ile 60 arasını Refik Saydam ilkelerinden uzaklaşma diye tanımlarlar.60 sonrasında  ise  ise Nusret Fişek hoca Sağlık Bakanlığı Müsteşarı olarak bir kanun hazırlıyor.63 de bu kanun uygulanıyor.83’ e kadar 67 vilayetin 47 sinde uygulanıyor. 80 de askeri yönetim uygulamayı ele alıyor.Bence bu kanuna bugün sahip çıkmalıyız.. Bu  kanun  da; Örneğin 5000 kişiye bir hekim; 10.000 kişiye bir sağlık ocağı tanımı var.İl-ilçe hastanelerini tanımlıyor.. Hekime yardım eden elemanları tanımlıyor bu kanun.. Dahası var; bu kanun şeker tuz gibi maddelere pay konulmasını istiyor. Serbest hekimlerin muayenehanelerindeki malların hekimi mağdur etmeme adına hekimden satın alınmasını istiyor.Bunu tanımlarken insanın doğasından kaynaklanan ferdiyetçilik olduğunu kabul ediyor. Ama kanun uygulanabilirlik için özel muayenehanelerin olmamasını istiyor.
Aslında bu kanunun bazı maddeleri meclisten geçmediği için kanun kısır doğmuş ve kanun tam uygulanmamış ben bizim çıkardığımız kanunla bu kanunun bazı yerlerinin örtüştüğünü anlatmıştım. Hatta bazı basın organları    ‘Kanun varmış da uygulanmıyormuş’ diye  yazmıştı. O zamanlar.’  Dedi.
Müsteşar  Yardımcısı  Aydın  konuşmasının   sonunda  kendisine  yöneltilen  sorulara cevap verirken  Cerrahpaşa Tıp fakültesinden  bir katılımcının  ‘TÜSİAD bir rapor hazırlamış.Sizin Bakanlık olarak  STK lara bakışınız nasıl?’ sorusuna  verdiği yanıt da  Sivil  Toplum  Kuruluşları(STK)  ile alakalı  olarak  şunları  söyledi:
‘Bir  örnek  vereyim.Bakanlıkta  2002  Tıp da Uzmanlık Tüzüğü  Danıştay’dan  iptal edildi.Biz o zaman tüm uzmanlık dallarına yazı yazdık.Görüş istedik.Yüzlerce  talep geldi.Mesela  Adli Tıp  Psikiyatri  için  orda olamaz; Psikiyatri  de Adli Tıp için orda olamaz dedi.Bizde  bunları tablo yaptık.Tekrar  görüşlerine sunduk.Altına da  not düştük.Onlara tekrar gönderdik.Onlar bizi hainlikle  suçladılar..Neden çünkü  altındaki yazıyı(notu) dahi okumamışlardı.Yazının  sonunu  okusalardı  oradaki  önerilerin  kendileri gibi  bir STK dan geldiğini göreceklerdi..STK  lar  Türkiye’de  bu durumda.Bizim  açımızdan bakarsak bizimde  bakanlığımızın  STK larla  ilişki  kuracak kadrosu  yok.Öte yandan  STK larında    devlet geleneği de yok..Biz  filtreleme yapıyoruz..Çünkü  bu STK  bu görüşün  neresine  kendi çıkarını  eklemiş diye  filtreleme yapıyoruz.Örneğin  eczacılarla alakalı  bir öneride eşinin  eczanesinin  iki kapısının olmasının  etkisi  size yapılan teklife yansıyor.Diğer  yandan bizim STK larımızın  bir işlem alt yapısı da henüz tam mevcut değil.O nedenle  alt yapısı iyi olan Hacettepe  Üniversitesi ile bu tür uygulamaları çalıştık.’ Dedi.
Daha  sonra  Kayseri  Milletvekili  bir arkadaşının bir zamanlar bir doktora  muayenesi  sırasında  yere çökerek  ‘Doktor  bey  siz başınızı  kaldırmadan muayene ettiğiniz için belki merak etmişsinizdir  yüzümü  görmek istersiniz  diyerek yere çöktüm’  şeklindeki hatırasını anlatan  müsteşar  yardımcısı  ‘Bu  süre ile  kaliteyi  nasıl yakalarsınız? Bu da şüpheli’  diyerek  hastanelerin kalite belgesi  alma yarışına atıfda bulundu.

Sağlık Bakanlığı Müsteşar  Yardımcısı  Prof.Dr Sabahattin  Aydın  daha sonra  vakıf  adına  kendisine  verilen  plaketi  alarak  onuruna düzenlenen  kokteyle  katıldı.ÇİN  TÜRK  İNSANI  İÇİN KORKULU  RÜYA  DEĞİL..

Türkiye’deki Üreticiler için Çin’in korkulu rüya olmasının değiştiğini görmek mümkündü  İDS  2007 fuarında …
Çin standına  ve Amerikan standına giden ekibimiz Amerikan standının tam karşısında  Türkiye’den gelen diş hekimliğine koltuk  üreten imalatçı  DENTSAN’ ı buldu.
Dev  ABD  bayrakları  ile donatılmış  oldukça  büyük olan standın  tam karşısına   Türk  bayrağı  asmış Dentsan. Kendi imalatlarını  standa  koyan  firma  ile  fuardaki  iş  yoğunluğundan dolayı ne yazık ki  kameralı görüşme  yapmak mümkün olmazken;  standa randevulu gelen müşterilerine mani olmamak için röportajımızı  iptal ettik.İtalyan  Diş Endüstrisinin  koltuk  üreticisi  firma  Dentsan’a  ortak iş önerisi için gelirken;  firma sahibi  Ethem  Arslan   kendi firmalarının özelliklerini  ve avantajlarını anlatmanın   yanında  ülke  avantajlarını da  anlattığını  ısrarla  bu konu  üzerinde durduğunu  bildirdi.Fas’tan gelen bir gruba yüzde  yüz  Türk malı  B grubu otoklavın  üstünlüğü anlatılırken  ürünlerin  hemen  üst  köşesinde  ABD  standının  tam karşısında  al-kırmızı  Türk bayrağı   dev  rakiplerine   kalite  ve süreklilik  ile  hizmet  veren  Türk  diş  sektörünü   onuruna  layık  anlamlı  yerini  aldı.
Salon  10 da    Benlioğlu  Standında     imalatçımız  bayan  aynı  gururu  yakalamış  aynı heyecanı  bize aktarmaktaydı..Bir  başka Türk imalatçısı  Dişhekimi  Zülal  Benlioğlu  Ülkeye  kazandırdığı  dövizleri  ihracat yapan firma özelliklerini;  çok yoğun talep alan ışınlı dolgusu ile ön plana çıkışlarını   eşi  ile bizlere aktardı.

ORGANİZASYONDA  BASINA  ÇOK  ÖNEM VARDI…
22 Türk firmanın tek tek dolaşmak ve başarı öykülerini yerinde kaydetmek isteyen Dentha Haber Ajansı kameralarına büyük kolaylık gösteren Köln Fuarı Basın Takip Bürosu yetkilileri özel otopark tahsisinden ücretsiz katalog ve ameliyat yayınlarından; bilgisayarlara  ve oda desteğine  kadar  her türlü  desteği sağlamışlar; ancak   tüm olanakların sağlanmasının yanında tek imkansız olanı (zamanı) sağlayamamışlardı.
Dev organizasyonları  bir araya  getiren  Almanlar  yılların  tecrübesini  bu kez  cam fanuslar içinden  yayına aktararak yaptılar.Ameliyat yayınları büyük kalabalıklarla izlenen  150.000 sektör mensubunun ziyaret ettiği fuar 2007 de diş teknisyenliğine de  önemli bir yer ayrılmıştı.Dişteknisyenliğine yönelik  imalat  yapan Alman firması Merz  Dental  Türkiye’den  gelen  misafirlerini  Halle 10  da  ağırladı.
İstanbul  Diş Teknisyenleri  Odası (İDTO)  Başkanı  Yavuz Erpınar’ la  dişteknisyeni  eğitmen Doçent  Cüneyt  Sefer  bir  Türk  olarak  çalıştığı  Merz  firmasında   Türkiye’den  sorumlu   kişi  niteliği ile  görüştü. Alman  Sağlık  Bakanlığında  Dişteknisyenliği  görevlerin de  bulunmuş   üst   düzeyde  işler   yapmış  kişilerle   Hamburg  Dişteknisyenleri  Başkanını   görüştüren  Cüneyt  Sefer  İDTO  Başkanı Erpınar  ile   eğitimi  ele aldıklarını  ve Türkiye  Diş Teknisyenliği  için gereken desteği  vereceklerini söyledi.
‘Sefer  Türk  olmam  ve  bu eğitimi  almam  Türkiye’den  sorumlu olmam  bana bu sorumluluğu  verdi.Yıllardır  Avrupa’ nın   birçok ülkesinde  eğitim verdim.O nedenle  eğitime  ait  ne biliyorsam  ülkeme  vermeye hazırım.Burada   endüstri  ile  yani biz Merz  fabrikası  olarak  devletle iç içe  beraber  çalışıyoruz.Görüyorsunuz  standımızı verdik.Hamburg  Diş  Teknisyen Başkanı  oturmuş  teknisyen okulundan  gelenlere  diş nasıl dizilir  onu gösteriyor.Biz  bu  şekilde  üniversite  ve  devletle  herkesle  işbirliğindeyiz.O nedenle  Yavuz beyi davet ettik.O nedenle  sizi çağırdık.aynı  desteği Türkiye’ye de  vereceğiz.’ dedi
Cüneyt Sefer’in başarı öyküsünü standında dinleyen Dental Gazete genel yayın yönetmeni Metin Gürsan’da  firmanın ilgili  ihracat  müdürüne  İstanbul Dişhekimleri  Dayanışma ve Dostluk Derneği  Yönetim Kurulu  Başkanı olarak  Almanya-Türkiye  dernekler  arası işbirliği için  şükran  plaketi verdi.Daha  sonra  eğitime  ait  bir dosyayı  sunan  yetkililer  Almanya  Dişteknisyenliği  eğitim sistemi ve  işletmelerdeki   uygulanması hakkında   bilgi  vererek Dentha Ajans’a  özel  röportaj  verdiler. İlgililere Türkiye’de eğitime verdikleri destekten dolayı şükran plaketi veren İstanbul Diş Teknisyenleri Odası Başkanı Yavuz Erpınar  eğitim konusunda Alman Sağlık Bakanlığı yetkilileri, Hamburg Diş Teknisyenleri Odası Başkanı ve Diş Teknisyenliği Endüstrisi eğitimi veren ilgililerle iki günlük bir görüşme yaptı. Erpınar’ ın  Türkiye’ye ve oda başkanı olarak kendilerine gösterilen ilgiden dolayı verdiği teşekkür plaketinin   yanında İstanbul diş teknisyenleri odası yönetim kurulu üyesi  Muharrem  Değerli  ise Yetkililere “Tatlı yiyelim tatlı konuşalım’’ diyerek Türk lokumu hediye etti.
Merz dental Türkiye sorumlusu  eğitmen diş teknisyeni Doç. Cüneyt Sefer Türkiye’nin çok dinamik bir pazar olduğunu yüzlerce talep aldıklarını eğitim için Almanya’dan  giderek  kendilerinin İskandinav ülkeleri -İtalya gibi ülkelere uyguladıkları  aynı metodu Türkiye ‘de de uygulamak istediklerini söyledi. Cüneyt sefer bu amaçla bu çok önemli fuarda Türkiye’den gelenlere bu Türk gününü yaptıklarını  sözlerine ekledi.

BANAT   YERLİ  DİŞ FIRÇASI  ÜRETİMİNİN  ONURU
Bizim  ülke  etüdü  olarak değerlendirdiğimiz  İDS  Fuarına  yerli firma katılımları arasında  bir  diş fırçası  üretiminin  bulunması   sanki  sektörün  yelpazesini  tamamlayan bir  tanım oldu.
Banat  AŞ.firmasının   dış ticaret  direktörü  Kamil Keser’e  ulaştığımızda  kendisi  beş dakika önce  standa  niye gelmediğimize  hayıflanırken  bunun sebebinin  standa  beş dakika  önce Dusseldorf  Ticaret  Ateşemizin  gelmesini gösterdi.Bu da  bize  gösterdi ki  oralarda  devlet  tarafından sadece  ziyaret bile ne kadar önemli..Onu  anlamak için   ihracat  yetkilisinin  gözlerine bakmak yeterli oldu.Kamil  Keser  Türkiye  adına diş sağlığında  dev üreticilerin olduğu  İDS  fuarında  o  heyecanla  mikrofonumuza  şunları söyledi:
‘Banat  olarak  biz 2007 fuarından önce 2005 yılında bu fuara katıldık. O fuarda çok iyi neticeler aldık, ve  bu fuara da katıldık. Şu ana kadar umduğumuzdan daha iyi gidiyor. İnşallah bu şekilde devam eder fuar sonuna kadar. Şu anda bizim hala hazırda bu fuarda yeni 3 kompenetli diş fırçalarımızı müşterilerimizin beğenisine sunmak için buraya getirdik. Yeni fırçalarımız var. Onları da yıl sonuna kadar daha şu anda hazırlık aşamasında olan ürünlerimiz var. Müşterilerimize şu anda getirdiğimiz fırçaları  sunmamız gayet iyi bir şekilde bunların tepkilerini aldık şu ana kadar.
Biz Banat olarak uluslar arası firmalarla rekabet ediyoruz. Türkiye de bizim rakibimiz olan firma bizim pazar payımıza  sahip değil uluslar arası firmalarla mukayese ettiğimiz zaman kalite olarak onların seviyesinde fakat fiyat olarak onlardan daha iyi fiyatlar sunabildiğimizi söyleyebilirim açıkçası.Hem Avrupa hem Avrupa dışından gelen diş hekimleri bu ürünlerimizle ilgili bizden bilgi almak istiyorlar nerelere ihracat yaptığımızı ürünlerimizle ilgili ne gibi sertifikalara sahip olduğumuzu hangi kalite standartlarına sahip olduğumuzu bunlarla ilgili detaylı bilgi talep ediyorlar. Biz de bunları kendilerine iletiyoruz.

 

 

 
ENGEL  TANIMAYAN  DİŞHEKİMİ  KÖLN DE  DE ENGEL   TANIMADI..
Normal  çalışma hayatına  bir kaza neticesi  engelle devam  eden  dişhekimi  ortodonti  uzmanı  Dr.Barış ÜNLÜ Köln Messe  İDS 2007  de  ekibi  ile katılmış  STANDINA GELEN  her  hekime  ayrı ayrı  ilgi  göstererek  labaratuarının yaptığı  protezleri tanıtmıştı. Kameralarımızın  kendisini  bulmasından  memnun olan Dr.
Barış  Ünlü   mikrofonumuza   şunları söyledi :
‘Biraz önce  bir Bulgar hanım geldi aa  dedi biz size 250 km uzaktayız. Tabiki sizinle çalışmayı tercih ederim  dedi. Yani inanılmaz memnunluk  vardı suratında.Büyük gülücüklerle ayrıldı buradan. Mesela böyle bir aygıtı böyle bir aktivatörü 120-150 euro arası yapıyoruz  ve 120 euroluk aparatı buradaki teknisyen 350 euroya yapıyor. Yani biz 120 euroya yapıp sattığımızda yine de para kazanabiliyoruz hem de güzel para kazanıyoruz. Devletimize Allah zeval vermesin ve biz yinede bir miktar destek alıyoruz. İhracatçılar birliği bize stand ücretimizin %50 sini geri ödüyor. Allah razı olsun. Devletin şöyle bir organizasyon yapması durumunda yani bir Türk Stand’ı büyük bir Türk Stand’ı   gerçekten göz alıcı bir Türk Stand’ı yapması durumunda  bize  ihracat desteğini vermesin  yani  %50 desteğini vermesin ama büyük bir Türk Stand’ı yapılmasına yardımcı olsun.Firmaları birleştirici bir konumda olsa ve anlayışı da insanların  birbirini destekleyecek  şekilde anlayış yaratmaya çalışsa tabii ki ülkenin imajı çok daha büyük olacaktır.’
DİŞ TEKNİSYENLERİ  MACARİSTAN dan  MALEZYA  ya  KADAR  UZANMIŞ..

Hintel  Firmasının Türk  ortağı  dişteknisyeni  Hazma  Osanmaz       fuarın ilgi  çeken  zirkonyum  makine alanında  Alman –Macar  ortaklı  yatırımın  Türkiye  uzantısı olmuş;  içinde  bilgisayar  uzmanı  dişhekimi – dişteknisyeni  ve en önemlisi de  Panasonic  Firması  gibi  bir  finans  devinin  işbirliğini  izler olmuş..
Hazma  Osanmaz   Türk  Diş Sektöründeki  açmazların  öncelikle  kendi  meslektaşlarından  geldiğini; anlaşılmaz bir çekememezlik  olduğunu  bunun için  yurt  dışındaki başarılarını  ve birikimleri  bir türlü ülkemize  aktaramadıklarını  söyledi.
1990  lı  yıllardan  buyana  bu ekiple  tanışan  Osanmaz’ın  en büyük amacı  Almanya’da  aldığı  eğitimin üzerine  oluşturduğu  bu ekonomik  işbirliğinin  teknolojik yanını   Türk Diş Hekimliği  Fakültelerine  ve teknoloji  desteği  isteyen  üniversitelerine  aktarabilmek.
Kapanış günü röportajını  bir  başka  ülkede  Türk  adını  duyuran  ve ürünü ne  Türkiye  ile Malezya’nın isimlerini  veren  dişteknisyenine ayırdık..
TURCOM SERA adı  ile tüm dünyaya  adını   duyuran bir diğer dişteknisyeni  Adnan Bozdemir’in   öyküsüne ayırdık..
Haber Ajansımız Malezya’dan  tüm dünyaya ulaşan başarıyı  sizlere  ayrı  bir dosya halinde sunacak.Ancak  bu  yazıya  manşet  olan   ‘Türk insanı ülke sınır tanımıyor’  başlığına birebir uyan  Adnan Bozdemir’in   başarısına kısaca değinelim  istedik..
İstanbul Erenköy’de uzun yıllar mütevazı laboratuar hayatını sürdürmüş  Adnan Bozdemir.
Laboratuar teknisyenliği yaşamına  Türkiye’den  sonra  Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde  devam etmiş; ardından Malezya yı eklemiş.Kısaca  öyküsü  bu olan dişteknisyeni  Köln  Messe  İDS  de  hit  yaparak  zirveyi  yakalayanlar arasında.İsmi  bizde saklı  bir  dünya devi  firmanın  kendisine 100.milyon dolar  telif hakkı tanıyarak  öncülük etmesini istediği  vatandaşımız ne yazık ki yurt  içinden  Türk  idari  makamlarınca  yeterli  ilgiyi  görmemiş.
Yaptığı  imalat için kendisinden  yıllarca vergi- harç  vb giderleri almayan Malezya  devletine  şükran duyan Bozdemir  Filipinlerden  Kanada’ya    tüm  dünyaya  mal satarken  standında  dişhekimi ve dişteknisyenlerini  beraber  kameralarımıza çıkararak  üründeki  başarısını anlattırdı.
Adnan Bozdemir  ayrıca  yıllar önce  nasıl Türkiye’de  Şişe Cam Üretimine Know-How teklifini   sunduğunu ; kendisinin  Her gün 20 saat çalışarak 4 yıl süren  3000 den fazla deney yaptığı  ürün  için nereden  ilham aldığını;  ve  kendisini Türkiye’den  kaçıran  zorlukların  neler  olduğunu   Dentha Ajans  ÖZEL’e  anlattı.
(Dentha Haber   – KÖLN /
Özel Haber 2007- / Haber Ekibi: Metin Gürsan- Ertuğrul Erdem- Metin Basut- Mikail  Cebeci )

 

 

(NOT. Yayın kurulumuz bu   Haber ÖZEL i  yayınlamama kararı almış gerekçesini aşağıda açıklamıştır…)

GEREKÇE :
Yıllarca  bu  sayfalardan  yayınladığımız  haberleri  ilgi  ile okuyanların dışında  buradan  alıntı yaparak  işleyenlere  engel olmak  ve  gerçekten  ülkesini  seven   dur-durak  bilmeden dünyanın dört bir yanında  TÜRK  ve TÜRKİYE  adını  duyuranlara  saygı  amacıyla  (Özelliklede  dişteknisyeni  Adnan  Bozdemir’ in  yurt  dışında bulunduğu  çok hassas  stratejik   maddi- manevi   yaşamsal  tehlikelerini  düşünerek) şimdilik  ona ve yüzlerce kişiden  oluşan ekibine  koruyucu  amaçla  bu  dizi  röportajı  yayınlamıyoruz.
(Bir  müddet  sonra  özel  koşullarda  yayına alacağımız bu  ürüne  ait  açıklamalara Türkiye’den  ve Dünya’dan ilgili  artı  kişilerin katılımını  da sağlayacağız.Onların da  can ve mal  güvenliğinin  yanında akademik  ünvanlarının   sorumluluğuna  olan   sonsuz  saygımızla  ilgilidir  bu özel haberin yayınlanmaması…
Araştırmacı – Gazeteci  sorumluluğu ile  yetkililerden   gelecek  açıklamalar ışığında  belki   tamamı olmasa bile  bir kısmı  ile yayınlanacak  olan yazı dizimizi  ilerleyen  zamanlarda  diğer ajans  haberlerinde de izleyicilerimizle  paylaşacağız…Saygılarımızla.)


Dentha Haber Ajansı – İstanbul / 2007-04-30



Editör Dental Gazete    Tarih 18 Temmuz 2014, 00:55

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Dental Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Haberler HABERLERİ
HAFTANIN HABERLERİ
TIP  BAYRAMINDA % 25 İNDİRİM Sektör 2017’ye güçlü giriyor, hedef 1 milyar dolar: DİŞSİAD ile TDB arasında Prof.Dr. Mutlu Özcan’ın başarıları kendisine TÜBA adaylığı getirdi
 
E-POSTA LİSTESİ
 
      DİŞ HEKİMLİĞİNDE TÜRKİYE'NİN SESİ

www.dentalgazete.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Dental Gazete adına Dentha San. Tic. Ltd. Şti’ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Cennet Mah. Hürriyet Cad. Huzur Apt. No: 7 Kat: 1 D: 2 P.K.: 34290 Küçükçekmece/İstanbul
Tel : 0212 424 43 43
Faks : 0212 425 71 84