• E-DERGİ
  • HAKKIMIZDA
  • KÜNYE
  • KANAL DENTAL
  • SİTENE EKLE
  • RSS
  • ARŞİV
  • İLETİŞİM
  • YENİ ÜYELİK
  • ÜYE GİRİŞİ
BÖLÜM: - 
Mecliste İlk Defa Biyoteknolojiye Ait Konuşuldu

Mecliste İlk Defa Biyoteknolojiye Ait Konuşuldu

Gündemdışı Konuşma Yapan Milletvekili Bir Diş Hekimi… 10 Temmuz 2003 Perşembe günü öğleden sonra TBMM´de gündem dışı söz alan asıl mesleği diş hekimi olan Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Muzaffer GÜLYURT, AKP iktidarı zamanında ilk kez meclise Biyoteknoloji konusunu getirdi.

Sağlık Bakanlığı kanunlarının görüşüldüğü daha çok aile hekimliği ve SSK sevki gibi gündemi işgal eden konular arasından Biyoteknoloji konusunun meclise gelmesi ODTÜ TeknoKent projeleri gibi konuya yakın alaka duyan mikrobiyologlar gen uzmanları hatta sağlık dışından tarım konusunu da ilgilendiren ve oldukça geniş yelpazeden konuyla alakalı kişilerin ilgilendiği bu pek bilinmeyen bilimsel endüstrinin bir diş hekimi tarafından ele alınması da oldukça ilgi gördü. Prof. Dr. Muzaffer GÜLYURT´un meclis tutanaklarından alınan ve meclis tv´sinden alınan konuşma metni ve görüntüleri Dentha Ajans tarafından deşifre edilerek siz okuyucularımıza aşağıda aslına uygun şekilde yayınlanmaktadır.

Biyoteknoloji ve Genetik Biliminin Sağlık Alanındaki Önemi ile alakalı Meclisten söz isteyen Erzurum Milletvekili Muzaffer GÜLYURT´un konuşma metni :

Sayın Başkan Değerli Milletvekilleri. Bioteknoloji ve genetik bilimin sağlık alanındaki önemi konusunda gündem dışı olarak söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biyoteknoloji konusu günümüzde pek bilinmeyen belki çok fazla da önemsenmeyen 21. yüzyıla damgasını vuracak olan bir bilim alanıdır. Teknolojide de çok fazla önemsenmektedir. Biyoteknoloji biyolojik sistemleri ve canlı yapıları kullanan teknolojik uygulamalardır. Tarihçi olarak baktığımız zaman çok eski yıllara hatta milattan önceki yıllara kadar uzanır. Ancak bilimsel manada gerçek gelişimi 20. yüzyılda hatta 20. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkmıştır. Biyoteknoloji endüstrinin tüm alanlarına hitap edecek şekilde geniş uygulama alanları bulmaktadır. Ancak bu uygulama alanlarını bu kadar geniş olmasına rağmen biz böyle bir sınıflamaya tabi tutacak olursak esas önemli olarak Sağlık alanında, tarım ve hayvancılık alanında, maden teknolojisinde, meteoroloji alanında, doğanın ve doğal kaynakların korunmasıyla ilgili olarak turizm alanında dahi Biyoteknolojik uygulamaların çok önemli olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Biyoteknoloji son çeyrek yüzyılda genler üzerine yapılan çalışmalarla son derece önem kazanmış, gen haritasının çözülmesi ile bir çok hastalıkların önlenmesi ve tedavisi sağlanır olmaya başlanmıştır. Özellikle kalıtımsal hastalıkların tedavisinde ve bu hastalıkların önlenmesinde Biyoteknoloji çok büyük önem arz etmektedir. Kanser, kalp damar hastalıkları, şeker, hemofili, hipertansiyon, alsiemer gibi hastalıklar artık insanların korkulu rüyası olmaktan çıkacaktır. Ayrıca Sağlık alanında diyagnostikde yani teşhisler çok önemli şekilde kullanılmaktadır. Bugün dünya teknolojisine (Dünya Biyoteknoloji pazarına) baktığımız zaman 2000 yılında sadece 63 milyar dolar teşhis için kullanılmıştır, harcanmıştır. Bu rakamın 2010 yılında 160 milyar dolar olacağı ifade edilmektedir. Bizim yurt içinde ise teşhis alanında hiçbir üretimimiz bu noktada yoktur ve yurt olarak Türkiye olarak yıllık 1 milyar dolarlık bir giderimiz söz konusudur. Bunun komşu ülkelerimizle beraber olduğu düşünülürse 5 milyar dolara çıktığının ifade etmek mümkündür. Gen haritasının belirlenmesi, hastalıkların çok erken teşhis edilmesi ve ilaç sanayinin gelişmesine bir yön vermesi açısından önemli olduğunu ifade edebiliriz. Ayrıca ülkemizde %20 civarında olan akraba evliliklerinin ve buna bağlı irsi hastalıkların önlenmesinde Biyoteknoloji sayesinde sağlanabilecektir. Ekonomik olarak da ülkeye katkısı son derece fazla olacaktır. Örneğin talasami dediğimiz Akdeniz Hastalığı anemisi için bir hastada 100 milyar lira dolayında bir masraf yapılmaktadır. Ülkemizin bu noktadaki yurt dışına ödemeleri katrilyonları bulmaktadır. Gen tedavisi bugün artık tıpta çok popüler bir seviyeye gelmiştir. Potansiyel tedavi yöntemlerinin en son noktası olarak kabul edilmektedir. Ayrıca bunun stratejik önemi de vardır. Gen haritasının çözülmesi ile savaşlarda kullanılabilecek mikrobiyolojik silahlar daha da önem kazanacaktır. Biyolojik teröre karşı koruyucu önlemler ancak bu şekilde alınabilecektir. Belirli bir gen yapısında hazırlanan mikrobiyolojik silahlar o gen yapısına sahip insanlara daha fazla zarar verecektir. Onun için önümüzdeki yüzyılda stratejik açıdan ülkelerin korunması güvenliği açısından Biyoteknoloji son derece önem arz etmektedir. Sonuç olarak şunları ifade edebilirim. Bilgi ve Teknoloji çağına girerken Türkiye önemli bir seçimle karşı karşıyadır. Ülkemiz bir şeye karar vermek durumundadır. Ya geleneksel ekonomik yapıyı sürdürmek ve bunun yanında yüksek teknolojiye ve iş gücüne dayalı yeni ekonomik yapıyı oluşturmak mecburiyetindeyiz. Tüm endüstri alanlarında olduğu gibi özellikle sağlık alanında famago genomik çalışmalar yaparak geliştirilen ilaçlardan Türk toplumunun faydalanması sağlanmalıdır. Bu gün yurt dışında bu manada üretilen ilaçların biz ithalatını yaparak yurt içine getiriyoruz ama bu ilaçlar oradaki insanların gen yapısına göre hazırlandığı için bizim ülkemiz insanına hiçbir tedavi edici etkisi olmayacaktır. O bakımdan bu tür famago genomik çalışmalar mutlaka yapılmalıdır. Ayrıca akademisyenlerin arge çalışmalarının desteklenmesi gerekmektedir. Bu gün ülkemizde bu alanda çok değerli bilim adamları vardır. Bunları TUBA dediğimiz Türkiye Bilimsel Akademi tarafından desteklendiğini biliyoruz. Ama bunun da yeterli olmadığını burada ifade etmek istiyorum. Ayrıca sağlık bakanlığımızın önderliğinde genetik taramalar mutlaka başlatılmalıdır. Üretimin teşvik edilmesi bu teknolojinin ülkemize geciktirilmeden biran önce getirilmesinin sağlanması gerekmektedir. Böylece sağlıklı bir toplum ve sağlıklı nesillerin oluşumu gerçekleştirilecek ve ülke ekonomisinde çok büyük gelişim hamleleri yaşanacaktır. Biyoteknoloji ile yapılacak olan endüstriyel gelişim son derece maliyeti düşük ama geliri çok olan şeylerdir. Yani bir yerde yükte hafif pahada ağır olan işleridir. Mutlaka ülkemiz buna önem vermelidir.

Bu 21. yüzyılın teknolojisidir. Bu gün ülkemizde ne yazık ki bu konuya gerekli önem verilmemektedir ve endüstri bu noktada geliştirilmemektedir. Biz inşallah ümit ediyorum Ak Parti İktidarında bunun önünü açacağız ve ülkemizi 21. yüzyılı Biyoteknoloji yönünden gelişik bir ülke olarak ülkede hizmet etme imkanı sağlamış olacağız. Ben bu duygularla hepinize teşekkür ediyor saygılar sunuyorum.

Dentha Haber Ajansı / 2004-03-11



Editör Dental Gazete    Tarih 17 Temmuz 2014, 00:34

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Dental Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Haberler HABERLERİ
HAFTANIN HABERLERİ
TIP  BAYRAMINDA % 25 İNDİRİM Sektör 2017’ye güçlü giriyor, hedef 1 milyar dolar: DİŞSİAD ile TDB arasında Prof.Dr. Mutlu Özcan’ın başarıları kendisine TÜBA adaylığı getirdi
 
E-POSTA LİSTESİ
 
      DİŞ HEKİMLİĞİNDE TÜRKİYE'NİN SESİ

www.dentalgazete.com’da yayınlanan yazı, haber, video ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Dental Gazete adına Dentha San. Tic. Ltd. Şti’ye aittir. İzin alınmadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Adres : Cennet Mah. Hürriyet Cad. Huzur Apt. No: 7 Kat: 1 D: 2 P.K.: 34290 Küçükçekmece/İstanbul
Tel : 0212 424 43 43
Faks : 0212 425 71 84