Sağlık Bakanlığı görevlilerinin son günlerde basına haber konusu olan açıklamaları protesto nedeni oldu..
Bundan bir süre önce ‘2006'da adedi 16 YTL olan porselen diş, son yapılan hizmet alımı ihalesinin ardından 14,5 YTL'ye düşürüldü..’ haberi ile
‘Özel dişhekimi muayenehanelerinde 180 YTL civarında olan porselen dişin 14,5 YTL'ye yapıldığı merkezden, sosyal güvencesi olan ya da olmayan herkes faydalanabiliyor.’’ Şeklindeki haberler TV ve haber ajanslarında yayınlanmış ve bu haberler toplumda oldukça ilgi uyandırmıştı.İşte bu tür diş sağlığı uygulamalarına ait haberlerin gerçeği yansıtmadığı; aksine aldatıcı haber oldukları dün İstanbul’da bir grup dişhekimi tarafından protesto edilerek basına bildirildi. Açıklamaları protesto eden hekimler bu tür açıklamaların derhal durdurulmasını istedi.
Toplumun önünde küçük düşürüldüklerini ve halkın cebinden para çalan kişiler olarak tanıtıldıklarını iddia ederek bu izlenimi şiddetle protesto ettiklerini bildiren İstanbul Diş Hekimleri Dostluk ve Dayanışma Derneğinden bir grup hekim dün yaptıkları yazılı açıklamada Zonguldak da bir başhekimin basında çıkan açıklamaları üzerine harekete geçtiklerini 12 kat ucuza yapılan porselen diş haberi için gerçeği araştırdıklarını; bu araştırma ve resmi kurumlarla görüşmenin süre aldığını ancak her geçen gün her ilde hemen hemen aynı değerlerle halkı sanki devlet ucuz diş yapar özel halkı kandırır mantığına ittiğini tespit ettiklerini bu tespit üzerine bugün bu açıklamaya gerek duyduklarını dile getirdiler.
İlgili Haber Videosu
‘Bu bir aldatmadır.Bu bir nevi özel iş yeri olan dişhekimine halkı düşman etmektir.Ne demek 12 kat ucuza diş yapmak ?.. İthalata dayanan sektör ürünleri ile Euronun değer kazanması ile son duruma göre bu fiyatlarda kaliteden taviz vermeden çalışmak imkansızdır. Dolayısıyle bu açıklama özel hekimi hedef almaktadır.Devlet hastaneleri eli ile bu aldatmaya son verilmesi gerekmektedir’ açıklamasını yapan Dişhekimleri derneği çok kısa zamanda sayıları arttırılarak yurdun dört bir yanında açılmasına devam edilen Sağlık Bakanlığına bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezlerinin özel diş muayenehaneleri ile adeta rekabet eder tarzda çalışıyor gösterilmesi ve bunların basında görüntülü habere konu olması üzerine harekete geçtiklerini söyleyerek Bakanlığın diş konusunda devleti rekabet unsuru olarak öne sürmesinin anlamsız olduğunu savundu.
İstanbul Dişhekimleri Dayanışma ve Dostluk Derneği Başkan’lığının yazılı açıklaması özetle şöyle:
‘Değerli Basın Mensupları;
Biz dişhekimleri olarak mesleğimizin 100.üncü yaşını kutladığımız bu günlerde oldukça büyük acılar yaşamaktayız.Meslekte bedenimizi ve göz nurumuzu feda ederek 100 yıl bu ülkeye hizmet ettik.Diş Hastasına baktık.Diş protezi ihtiyacını giderdik.En kutsal kazanç olan el emeği ile bu mesleği icra ettik.Ama bakanlığımız son 4-5 yıldır bize ve mesleğimize ait hiçbir katkı payı sağlamadığı gibi bizi yerden yere vuran açıklamalarda bulunur hale geldi.Bugüne kadar da sabırla bekledik.Ama en son Zonguldak’ta devlet hastanesinde başhekim olan bir diş hekimi meslektaşımızın televizyona ve gazetelere haber olan bir açıklamada bulunması bizi harekete geçiren son damla oldu.Basın bunu kelepir diş yada 12 kat ucuza porselen diş manşetleri ile verdi.Bu açıklamayı Anadolu Ajansına geçen başhekimi esefle karşıladık.Bu yaklaşımı da kınıyoruz.Nedir ucuz olan? Devlet ihale ile iş veriyor laboratuara ve o işe en düşük fiyatı veren işi alıyor.Peki ihaleyi alan nasıl yapıyor işi?Aynı tür çok amaçlı laboratuarlara bizim serbest piyasada çalışan arkadaşlarımız da iş veriyor ama aynı fiyata yaptırmıyor.Neden? O fiyata gelen iş serbest piyasada ağza takılacak standartta değil de ondan.
Devlet toplu olarak mal alım ihalesi yapıyor ve mal alıyor.Protez için kullanım maddesi alıyor.Total protez de 3 YTL olan takım dişten veriyor teknisyene bunu kullan el emeğini de 37 YTL yada 45 YTL gibi rakama işi bitir protezi getir paranı al git diyor.Bu da herkesin hoşuna gidiyor.Alan razı veren razı mal satıp ihaleye giren razı.İşi alan teknisyen razı .Hatta bu işi sanayi haline getiren İzmir’e gidin bakın 150- 200 kişi çalışan laboratuarlar var.Türkiye’nin her yerinden ihaleye giriyorlar.İhaleleri alma uğruna korkunç malzemeler piyasada dönerken devlet İzmir gibi bir güce ‘Gel ihracata iş yap’ diyerek önünü açacağına o sektörü saçma sapan birbirine kırdırıyor. Bu işi sektör haline getiren devlettir.Devlet her yerde diş hastanesi açıyor.Bakın fiyat düştükçe kalite düşer.Hiçbir serbest hekim bir milyar aldığı takım damağa 3 YTL verip uyduruk diş kullanmaz.Kullanamaz!..Kullanırsa kendi sonu olur.Cemal Çakmaklı isimli diş hekimi olan başhekim bugüne kadar herhangi bir şikayet almadık diyor.Alınan malzemeleri test ettiklerini söylüyor sayın başhekim.Nerede nasıl test yaptırıyorsunuz? TÜBİTAK yada İTÜ yada Gebze İleri teknoloji Enstitüsünde Zonguldak Diş Hastanesi diye bir test kaydı yok.Verdiğiniz beyanat TV da haber bülteninde yayınlanıyor.TGRT 1 mayıs günü 16.44 de enteresan görüntülerle verdi.Haberde son yapılan hizmet alım ihalesinin ardından porselen yapımının 14.5 YTL ye düşürüldüğü söylendi.Peki bu iş pazarlık işi ise son alım ihalesi öncesi euro ile alınan bu mal bir yıl önce euro 1600 lirada seyrederken neden 16 YTL ödeyerek fazla fark ödediniz.Madem devlet söz konusu o halde ya usulde hata var yada bilerek siz devleti zarara uğrattınız.O zaman devlet size ve sizin gibi yöneticilere dava açsın?Protez yaptık dediğiniz 30.000 porselen hastasından devlet zarar etti de şimdi kar mı ediyor? Bu ne mantık dır?.Bunu size meslek için çalışan bir dernek olarak soruyoruz.İsterseniz kelepir porselen işi nasıl yapılır İstanbul ve Anadolu basınını da yanımıza alarak Zonguldak’a gelelim ve diş hastanesinde nasıl kelepir porselen yapılır hangi koşullarda yapılır hep beraber bize gösterin Televizyonlar program yapsın ve bizlerde halkı kazıklamaktan artık utanarak vaz geçelim.Sizde başhekim olarak sayın Bakan Recep Akdağ’ın taltifi ile Sağlık Bakanlığında dişten sorumlu genel müdürlüğe geçin.Böylece diş sektörüne bir tıp doktoru değil de diş hekimi meslektaş gelir ve tüm Türkiye deki diş sektörüne yararlı olursunuz..Biz serbest çalışan hekimlere nasıl ucuz porselen yapacağımızı öğretirsiniz.’
Açıklama sonrasında dernek başkanı dişhekimi Metin Gürsan basının bugüne kadar dernek olarak ne yaptınız sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı:
‘Bugün Türkiye’de 100 ü aşkın kısa adı ADSM olan ağız ve diş sağlığı merkezleri açılmış bulunmakta.Dernek başkanı olarak bizzat Sağlık Bakanlığına gittik.O gün Sincan’da yeni bir açılıştan gelen ve dişhekimi mesleğinden olan ilgili Genel Müdür Yardımcısını ziyaret ederek devletin diş merkezleri ile rekabet yapmasının yanlış olduğunu ve diş sektöründen sorumlu kişi olarak bu talebimizi sayın bakana izah etmesi gerektiğini söylediğimiz halde kendisi bize bu işe bakanlığın bu tür yerlerin sayısını arttırarak devam ettireceğini söyledi.Bugün tür yerlerin açılmasına hala süratle devam edilmekte.Bugün itibarıyla da bu işi iyice genişleterek açılmış olan merkezlerin mahalle aralarında şubesini açar hale getirdiler..İşte en son olarak İstanbul’da Küçükçekmece’de Kültür Merkezi olarak yapılan bir binanın alt katında Diş Merkezi açıldı:Devlet tüm gücü ile özel sektöre sen muayenehaneni kapat diyor.Ne demek mahalle arasına kadar uzanarak merkez açmak?Devlet bu kadar diş yapımına meraklı ise özel sektöre neden gerek var? Fiyat politikası ile devlet oralarda neleri nasıl yaptığını açıklasın.Kamusal hakkını kullanmak isteyen halk devlet hastanesinin harcadığı toplam bedelle özelden daha iyi hizmet alır.Ama bunu halka anlatacak sistem yok maalesef..Ayrıca Sayın Bakan dişhekimi muayenehanesini biz devlet olarak kontrol edemeyiz dediği için bu gerçekleşmiyor.Devlet bu işin kontrol mekanizmasını kurarak diş yapımını hakkı ile özele bırakması gerekir.Bize üniversitelerin ve diş hastanelerinin rakip olmaması gerekir.Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri az görülür bir sessiz yıkım vardır sektörde…İthalatcı habire devlete ucuz mal dayatma yarışındadır.Kim nereden ne ithal ediyor neye göre hangi standartta getiriyor ne kalitelidir belli değil.Bugün bu konu adeta yarış gibi.Türk Diş Hekimleri Birliği ise maalesef başka işlerin peşinde.Siyaseten birileri o güçlü meslek örgütünü başka tartışmalara çekiyor ve bunu başarıyor.Meslekte 100.yıl kutlamaları; başarılı kongreler yada Avrupa meslek örgütünün İstanbul’a gelmesi çok büyük kazanımlarmış gibi biz dişhekimlerine gösteriliyor ve bizler adeta oyalanıyoruz.. Ama diğer yandan yüzlerce muayenehane akşama kadar boş oturuyor. TDB nin asıl varoluş nedeni olan serbest diş hekiminin varlığı kaybolmakta ve de bir taraftan mantar gibi dişhekimliği fakültesi açılmakta diğer taraftan bizden olup TBMM ne seçilen dişhekimi vekiller bizi savunmamaktadırlar.. Onlara siz meslek için ne yapıyorsunuz dediğimizde ‘parti kapatılıyor biz can derdindeyiz’ diyorlar..
Sayın bakan bir STK olan derneğimizle görüşmeme açmazına düştü.Parti yönetimlerine bu sorunu götürdüğümüzde ise karşılaştığımız Mantık kısaca şu: AK partili iseniz doğruları uluorta söylememelisiniz; yada iktidarın tenkidini yazılı yada sözlü basına yapmanız yanlıştır. Çünkü kol kırılır yen içinde kalır mantığı partide mevcut..partili değilseniz yaptığınız tenkit ise zaten herhangi bir siyasi kanada aittir.Onu da zaten iktidar idarecilerinin kale alması gerekmez mantığı aşikardır..Bakınız 14.5 YTL civarında KELEPİR porselen yapma başarısını elde ettik açıklaması ile bu mantığa erişebilirsiniz.Biz iktidar başhekimiyiz kimi tenkit ediyorsun? Diye bize savunma geliyor. Biz bir sivil toplum kuruluşuyuz.Bize göre İşin gerçeği şeffaf olmaktır.Siz Bakan olarak açın tüm bu diş hastanelerini basına .. TV desteği ile görsün tüm Türkiye ne kadar gerçekçi porselen kelepir diş yapılıyor..
Biz Türkiye’nin her yerindeki diş merkezlerine dernek olarak gitmeye hazırız ve bilirkişi heyeti kurarız sivil toplum kuruluşu olarak.Buyurun sayın basın mensupları sizleri davet ediyorum. Yazılı görüşme talebimize ve telefonlarımıza cevap vermeyen bakanlığı kelepir diş yapımına ispata davet ediyorum’ dedi.