Muayenehanelerimizdeki Temel Sorunumuz Sterilizasyondur
Dentha Haber Ajansı'nın Sektör Bileşenleri ile sterilizasyon konusunda yaptığı araştırma devam ediyor. Bu kez sektör bileşenlerinden dişhekimliği sterilizasyonunda kullanılan otoklav ithalatçısı aynı zamanda makina mühendisi İbrahim Belenlioğlu'nun İstanbul PERPA İş Merkezindeki ofisinde DENTHA Haber Ajansı'nın yaptığı röportajı yayınlıyoruz.
İbrahim Bey siz makine mühendisisiniz ve uzun zamandır dişhekimliği sektörü için imalat yaptınız. Aynı zamanda ülkemize çeşitli ürün, teknoloji, bilgi ithal ediyorsunuz. Bildiğiniz gibi ülkemizde AB'ye geçiş süreci yaşanıyor. Bu bağlamda 6. Çerçeve Uyum Programı içerisinde sağlık konusunda ülke çapında yeniden yapılanmaya gidiliyor. Bu yapılanmaya paralel olarak dişhekimliğinde en büyük sonun olan sterilizasyon ve infeksiyon kontrolü konusu çok büyük önem arz ediyor. Size şunu sormak istiyorum.
Dentha: Siz sterilizasyon cihazları ve teknolojilerinin ithalatını yapıyorsunuz. Dişhekimlerine bu cihazları nasıl tanıtıyorsunuz? Öncelikle bunu bize anlatır mısınız?
İ.BELENLİOĞLU: Ülkemizde sterilizasyon konusunda standartların , yönetmeliklerin ve denetimlerin yok denecek kadar etkisiz olmasına bağlı olarak ve özellikle sterilizasyon bilincinin bulunduğu nokta itibarıyla büyük bir kaygıyla ifade ediyoruzki , ''muayenehanelerimizdeki temel sorunumuz sterilizasyondur.'' Bu nedenle konu, dişhekimliği eğitim birimlerinden, ithalatçılara, üreticilere, parakende ürün satıcılarına, dişhekimlerine ve hastasına kadar alanın tümünü önemle ilgilendirmekte ve her birime, bireye ayrı ayrı yüksek sorumluluklar gerektirmektedir.
Bu sorumluluk gereği de biz firma olarak konu hakkında öncelikle bilincimizi arttırmak ve sektörle paylaşmak adına uzun vadeli bir program çerçevesinde çalışmalarımızı planladık. Öncelikle , sterilizasyon prensiplerini sorgulamaya çalıştık. Uluslararası sterilizasyon normlarını araştırdık. Normlara göre sınıflandırılan Otoklavların teknolojilerini inceledik, B,S ve N sınıfı Otoklavların ülkemiz muayenehanelerindeki pratiğini tartıştık. Sterilizasyondaki Vakumu, buhar darbe teknolojisini karşılaştırdık ve bu parametreler doğrultusundaki detayları değerlendirdikten sonra yurtdışından titizlikle seçtiğimiz ürünleri iyi tanımaya çalıştık ve tüm bu donanımlarla sektörün tümüne yönelik birimlere ayrı ayrı bilgilendirme yada bilgi alışverişi programları hazırladık.
Dişhekimlerimize ulaşabildiğimiz oranda veya talepleri doğrultusunda ilgili bilgilendirme dosyalarını birebir hazırlayarak , fakülte yetkilileri ile konu hakkında karşılıklı bilgi alışverişleriyle, TDB ve bağlı bulunan meslek odalarının etkinlikleri kapsamında bölgesel yada ulusal kongrelerinde stand açarak veya yayınları vasıtasıyla , bilgilendirme yada ürün tanıtımları, Konuya özel bilimsel toplantılardaki sunumlarımızla, İnternet ortamındaki web sitemizle ve benzeri etkinliklerle sterilizasyon teknolojileri hakkındaki bilgilerimizi ticari kaygılarımızı da bir yana bırakarak sektör içinde veya dışında ulaşabildiğimiz platformlarda paylaşmaya çalıştık ve çalışıyoruz.
Şunu bir parantez içinde önemle belirtmeliyiz ki karşılıklı bilinçlenme platformlarında Firmamızın ve markamızın isimlerinin geçmemesine özenle dikkat ederek bu konuda haksız rekabetin tarafı olamaya da ayrıca özen göstermekteyiz.
Dentha: İbrahim Bey, ülkemizde standart bir üretim yok dediniz. Siz, bu cihazları ve bilgileri ithal ediyorsunuz. Sterilizasyon konusunda çeşitli normların olduğunu söylediniz. Bunlar ülkemizde yeni oluşan kavramlar. Bu normları ve bu kriterleri sizce ülkemize uyarlayabilir miyiz? Örneğin SSK hastanesine veya Anadolu'daki muayenehaneye AB'nin yada sterilizasyon konusunda üretim yapan ciddi ülkelerin normları ve denetim yöntemlerini ülkemize nasıl uyarlayabiliriz? Siz 20 yıldır bu işin içerisindesiniz? Bu normları anlatmanın uygulayabilmenin en kolay yolu nedir?
İ.BELENLİOĞLU: Evet gelişmiş ülkelerde sterilizasyon standartları ve yönetmelikleri özenle gündemde tutulmakta ve değiştirilmekte ve buna bağlı olarak da sterilizasyon teknolojileri de hızla geliştirilmektedir.
Ülkemizde ise, mevcut koşullar gereği dişhekimliği muayenehanelerinde kuru hava yöntemiyle sterilizasyon yöntemi ne yazık ki yaygın bir şekilde kullanılmasına devam edilmektedir.
Bulunduğumuz noktada tanımlanmış olan bu olumsuzlukların üstesinden gelebilmek için bu sorunda payı olan her birey yada kurum sorumluluklarının bilincinde hareket etmeli, ilgili kurumlar çağdaş standartları oluşturmalı, denetimlerin etkin hale getirilmesi sağlanmalıdır.
Konu ile ilgili tarafların koordinasyonunda yapılacak olan etkin çalışmalar bu geçiş dönemini en sağlıklı biçimde gerçekleşmesine neden olacaktır.
Bunun gerçekleşmesi için temel noktalar , sorun iyice tanımlanmalı, çözüm tartışılmalı , ülkemiz gerçekleri de göz önünde bulundurularak uygulama için taraflarca olağan üstü çaba sarf edilmelidir.
Sorunun asgariye indirilmesinde toplum bilincinin gelişmesinin de önemi vardır, ve bu bilincin geliştirilmesinde aile de en önemli taraflardan biridir. Kurumsal eğitim sorumluları, sivil toplum kuruluşları, yazılı ve görsel basın dolayısıyla olayı bir bütün olarak ele almak gerekir. Ayrıca ürünü ithal eden veya üreten taraf olarak bizlerin de büyük sorumluluklarımız vardır. Bir yerde Sterilizasyona karşı sorumluluklarımız ticari kaygılarımızın önünde olmalıdır.
Dentha: İthal ettiğiniz ürünü ve teknolojiyi firmadan alırken, firma size cihazla ilgili eğitim sağlamak için teknik eleman gönderiyor mu? Sizi eğitime tabi tutuyor mu? Firmalar size bilinçlenme konusunda nasıl destek oluyor?
İ.BELENLİOĞLU: Öncelikle bu cihazları üreten ve bu olaya ciddi yaklaşan kendini dünyaya kabul ettirmiş bir firma aradık ve Almanya'da üretim yapan MELAG firmasını seçtik. Bu firmayla işbirliğimizin temel koşulu , ülkemizde sterilizasyon bilincinin geliştirilmesi konusunda gerekli bilgi ve dokümanları bize iletmeleri , ürünlerini tanımamıza fırsat vermeleri idi. Uzun vadeli çalışmalarımıza engel olabilecek ülke temsiliyeti koşullarının satış miktarına bağlanmaması konusundaki hassasiyetimize bu güne kadar anlayışla davranan firma, bize talep ettiğimiz her türlü teknik desteği de vermekten kaçınmamıştır.
Bazı ürünlerin vasıfsız teknoloji çöplüğü yarattığı ülkemizde , niteliksiz ürün ithali lüksünü artık terk etmeliyiz. Önce bu ileri teknolojileri üretme çabasında bulunmalıyız. , yok bu konuda yeterli değilsek nitelikli transferler yapmalıyız. Sağlık alanında özellikle sağlık için çok riskli yatırımların tercihinde ekonomik kriterler ön planda tutulursa bu bilinçsiz tercihlerin maliyetinin çok yüksek olduğu unutulmamalıdır. Tıpta sık kullanılan bir değerlendirme vardır, ''bir hepatitli hastanın tedavi maliyeti karşılığında yüz bin insan hepatitten korunur.''
Dentha: Burada bir takım sorunlarımız olduğu görülüyor. Acaba ülkeye niteliksiz ürün sokan firma sayısı çok mu? Bir de üniversiteler, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşları, siz ürün, bilgi ve teknoloji getiriyorsunuz bunları bize anlatır mısınız? Şeklinde talepte bulunuyor mu?
İ.BELENLİOĞLU: Bu konuda Üreten, ithal eden , satan yada tercih edenler bilerek yada bilmeden bazı olumsuzlukların tarafı olmuşlardır. Sterilizasyon bilincinin etkin ve yaygın olmamasından ötürü hekim genelde sterilizasyon ürünlerinin geliştirilmesinde gecikmiş, ürün geliştirmede ise tercihlerini ekonomik ürünlere yönelik yapmış ve pazarda ucuz ve niteliksiz ürün hakim olmaya başlamıştır. Öyle ki ithal edilen ve nitelikleri tartışılan bu ürünlerin şaşırtıcı fiyatları, ülkemizde gerçekleştirilmesi gereken üretimin bile önünü tıkar hale gelmiştir.
Evet yakın geçmişte bizim çalışmalarımızı izleyen özellikle TDB ve bağlı bazı oda birimleri yöneticileri, üyelerinin meslek içi eğitimlerine yönelik yapmış oldukları bilimsel organizasyonlara bizi davet etmekte ve çalışmalarımızı üyeleri ile paylaşmamızı sağlamaktadırlar.
Ülkemiz dişhekimliği alanının diğer önemli bir örgütü olan EDAD, hem kendi üyelerine hem de bazı fakültelerin son sınıflarındaki öğrencilere yönelik yapmış oldukları organizasyonlarda çalışmalarımızın paylaşılma zeminini yaratmışlar ve ileriki dönemlerdeki bu çalışmaların yaygınlaştırılmasını planlamaktadırlar.
Dentha: Siz uzun yıllar bu sektörde cihazlar imal ettiniz. Şimdi de ithal ediyorsunuz. Size içtenlikle bir hekim olarak soruyorum. 'Sterilizasyon ve infeksiyon konusunda, yerli imalat geliştirilmeli mi, yoksa bu cihazları üreten firmalardan ithal edilerek bu ürünlerin ülkemize girişi standarda ve sıkı denetime mi tabi tutulmalı? Açıklar mısınız?
İ.BELENLİOĞLU: En derin yaramıza parmak bastınız. Bu ülkenin temel sorunlarından bir tanesi de üretimin önündeki engellerdir. Üretimin yapılmaması için her türlü dayatma var. Bu konuda mağdurlardan birisi de firmamız. Biz, uzun yıllar bu sektörde üretmeye çalıştık fakat dayanamadık. Biz istiyoruz ki üretelim, başka çaremiz de yok. Ama standartlar ve denetimler muhakkak etkin 0lmalı. Bunlar olmayınca sorumluluğumuz gereği standartları biz belirliyoruz ki bunun rekabet koşullarında faturası ağır olmaktadır. Örneğin biz , sorumluluklarımız gereği ürettiğimiz ürünün olmazsa olmazlarını yerine getirmeye çalışırken , ekonomik kaygıların hakim olduğu bir ortamda üretilen standart dışı vasıfsız ürünlere karşı dayanma gücümüz azalıyor ve üretim mücadelesindeki yerimizde zorlanıyor ve geçici de olsa bu mücadeleyi rölantiye alıyoruz.
Evet ulusal üretim olmalı, fakat bu riskli ürününün üretiminde başarılı olamıyorsak , uluslararası iş birliği gerçekleştirilmeli, ve bu konuda yapılacak bilgi ve ürünlerin transferinde denetim yüksek kriterlere göre yapılmalı. her şeye rağmen DMS üretimden vazgeçmedi, bu gün yapmış olduğumuz ürün ithalatı aslında ileri teknolojileri ve üretim sisteminin daha iyi tanımanın bir yanıdır. Bu yakın gelecekteki planladığımız yeniden ve daha nitelikli üretimin altyapısını oluşturmaktadır.
Yurt dışından ithalat özellikle bu tip riskli ürünlerde çok sıkı denetlenmeli, Hiçbir zaman aynı TSE 'nin yaptığı gibi 500 $'lık bir otoklava yada 5.000 $ otoklava da aynı makbuzun ödenerek ithalatının gerçekleştirilmesine izin verilmemelidir. İthalatta kriter nedir?, Kesilen makbuzun ödenmesi midir?. İthal teknoloji çöplüğüne dönen ülkemizde hiç olmazsa bu konuda dikkatli olunmalıdır.
Dentha: Anlaşılan Türkiye'de bir sterilizasyon faciası yaşanıyor. Otoklavlar ile yıllardır sterilizasyon yaptığımızı zannediyorduk. Biliyoruz ki gerçek sterilizasyon yapılamıyor. Dediğiniz gibi bunun önüne geçmek için bilinçlenme şart. Sayın BELENLİOĞLU sektörle ilgili mücadele verdiniz. Size sormak istiyorum mesela TDB ne yapmalı? Sağlık Bakanlığının göreve ne olmalı? Serbest dişhekimlerine düşen ne? Odalar neler yapmalı? Bize bir çerçeve çizebilir misiniz?
İ.Ü. Dişhekimliği Fakültesinde görevli bir öğretim üyesi bize Sterilizasyon ve İnfeksiyon Kontrol Kurulunun acilen konulması gerektiğini söylemişti. Bunu tabi bir bilim adamı ve öğretim üyeliği sıfatıyla söylemiştir. Sizin de böyle önerileriniz var mı?
İ.BELENLİOĞLU: Bir acil eylem planı gerekiyor. Üniversiteler, TDB Üretici ve ithalatçı kesim bir çember oluşturmalı. Öz eleştiri yapmalı, eksiklerimizi yanlışlarımızı ortaya koyup doğruların yoğun olduğu ortak bilinç oluşturmalı ve daha sonra bunu tüm toplumla paylaşmalı. Yani birbirimizden haberdar olmalıyız. Ne yapıyoruz, ne kadar yapıyoruz. Bunu tespit ettikten sonra bizi idare edenlerden yasa, kontrol vs. konusunda destek almalıyız. Bu işi üniversiteler, TDB, firmalar ve hekim tek başına başaramaz. Hepimiz taşın altına elimizi sokmalıyız.
Fakültelerdeki eğitim bu konunun en can alıcı noktasını teşkil ediyor. Meslek içi eğitimi ve güncel bilgilerin transferi için de Meslek odalarına büyük görev düşmektedir.Ülke çapında yaklaşık 17.000 hekim görev yaptığı düşünülürse belki de en büyük iş ve sorumluluk dişhekimlerinin meslek odalarına düşmektedir. Diğer yandan üretici, İthalatçı firmalar, sektörümüze teknik hizmet veren kişi ve kuruluşlar, kamu kurum ve kuruluşlarının cihaz alım sorumluları, merkezi yönetimdekiler, dolayısıyla tüm bu taraflar toplum sağlığını ilgilendiren bu teknolojik ürünlerin belirlenmesinde veya temininde de önemli sorumlulukları vardır.
Sorunun asgariye indirilmesinde toplum bilincinin gelişmesinin de önemi vardır, ve bu bilincin geliştirilmesinde aile de en önemli taraflardan biridir. Kurumsal eğitim sorumluları, sivil toplum kuruluşları, yazılı ve görsel basın dolayısıyla olayı bir bütün olarak ele almak lazım. Ürünü ithal eden yahut üreten taraf olarak bizler neler yapıyoruz ve neler yapmalıyız? Bir yerde Sterilizasyon konusu ticari kaygılarımızın önünde olmalı. Ülkemize Sterilizasyon yöntemleri nelerdir, bugün ne durumdayız? Yarın nasıl olacak? Bu konuda çok ciddi çalışmalar yapmalıyız.
Enfeksiyonun kontrolu oldukça önemli bir konudur. Hekim sterilizasyon işlemlerinin gerçekleştirilme koşullarını ve etkisini belgeleme gibi bir gereksinimi vardır. Bunu Kendisinin ve hastasının sağlığını korumasının yanı sıra karşılaşabileceği hukuki durumlarda da kendisini koruması adına gereklidir.
Dentha: İthalatçı firma olarak ürününüzü satan elemanlarınıza bir eğitim veriyor musunuz? Bir de tüketicilere (cihazı alanlara) verdiğiniz desteği anlatabilir misiniz?
İ.BELENLİOĞLU: Sterilizasyon Bilincinin gelişmesinin en önemli noktalarından biri de teknik personelin eğitimidir. Deneyimlerimizi, birikimlerimizi ekibimize elbetteki aktarıyoruz. Bu yetmiyor, teknik ekibimiz ne kadar deneyimli olursa olsun, yurt çapına da bu teknik bilinci yaygınlaştırmamız gerekir. Bu organizasyonu kardeş firmalarımızla yapmaya çalışıyoruz. Eğitim, eğitim, eğitim... bunu başarmanın temel noktası bu. Yani bu ürünlerin teknolojileri ne kadar ileri olursa olsun , doğru tesis edilmesi ve bunların peryodik kontrollerinin yapılıp teknik desteklerinin verilmesi zorunluluktur. Satış bu işin en kolay olan tarafıdır, asıl olan satıştan sonrası teknik destek görevinin nitelikli olarak yerine getirilmesidir, dolayısıyla bu işin teknik tarafında olanların da iyi eğitilmesi zorunluluktur.
Firma olarak biz, toplum sağlığına duyarlılığımız gereği çok önemsediğimiz sterilizasyon sorununun çözümüne katkı anlamında sorumlusu olduğumuz bu ürünleri doğru tesis edip, satış sonrası gereken teknik destekleri de geliştirerek yerine getirme çabası içindeyiz.
Dentha: Sayın BELENLİOĞLU yaptığınız çarpıcı açıklamalardan dolayı çok teşekkür ederiz.